Mersin’de ‘Ailem Güvende’ operasyonuna yönelik tepkiler sürüyor. Mersin Kadın Platformu tarafından düzenlenen basın açıklamasında, LGBTİ+ aktivistlerinin gözaltına alınması ve derneklere yönelik aramalara tepki gösterildi.
Haber Merkezi
Mersin Kadın Platformu tarafından Özgür Çocuk Parkı’nda “Ne LGBTİ+ varoluşları ne de örgütlenmek suç değildir” başlığıyla düzenlenen basın açıklaması, çeşitli sendika ve sivil toplum örgütleri de destek verdi. Açıklama, Günebakan Dernek Başkanı Zübeyde Akpınar tarafından yapıldı. Akpınar, 12 Eylül’ü 13 Eylül’e bağlayan gece Mersin’de gerçekleştirilen operasyon kapsamında çok sayıda LGBTİ+ aktivisti ve hak savunucusunun gözaltına alındığı, ev ve derneklerde aramalar yapıldığını ifade etti. Aynı süreçte dernek, platform ve örgütlerin hesaplarının da dahil olduğu 419 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini dile getiren Akpınar, “Bu şekilde yalnızca örgütlenme ve ifade özgürlüğü değil, halkın haber alma hakkı ve iletişim özgürlüğü de hukuksuzca ihlal edildi. Bilgiye erişimin ve dayanışmanın önüne getirilen bu engeller, yaşananların kamuoyuna ulaşmasını ve farklı kesimlerin birbirleriyle iletişim kurmasını da hedef almaktadır. Soruşturma kapsamında 27 kişi tutuklandı, 8 kişi hakkında adli kontrol uygulandı. Tutuklananların 25’i Mersin ve Tarsus cezaevlerine gönderilirken, farklı illerde bulunan 2 kişi SEGBİS aracılığıyla dinlendi. Ankara’da bulunan Umut Derin Eroğlu’nun da tutuklanmasıyla Mersin’den toplam 28 kişi tutuklu bulunmaktadır. 7 Renk LGBTİ+ Derneği için tutanaklarda adrese ulaşılamadığı ve adresin boş olduğu belirtilirken, Muamma LGBTİ+ Derneği’ndeki aramada suç unsuruna rastlanmadığı tutanaklara yansıdı. Muamma’ya gece saatlerinde çilingirle girilerek arama yapıldığına ve dernek yönetiminden herhangi bir kişinin arama sırasında çağrılmadığı bilgisine ulaştık. Soruşturma kapsamında dernekler mevzuatına muhalefet, müstehcenlik ve fuhuşu kolaylaştırma iddialarının yanı sıra uyuşturucu suçlamaları üzerinden de işlemler yapıldı. Ancak tutuklamaya sevklerin uyuşturucu iddiası dışındaki suçlamalar üzerinden gerçekleştirildiği bilgisi bulunmaktadır.
“HERHANGİ BİR HAK İHLALİNE KARŞI GEREKLİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR”
Derneklerin sosyal medya paylaşımları ve banka hesapları da soruşturma kapsamına alındı. Derneklerin faaliyetlerinin, sosyal medya paylaşımlarının ve LGBTİ+’ların örgütlü yaşamının suçlamalara dayanak yapılması hukuksuzdur. Bir hak ve özgürlük alanının soruşturma dosyasına dönüştürülmesini kabul etmiyoruz. Gözaltıların başladığı andan itibaren süreç avukatlar tarafından takip edildi; emniyet işlemlerinden adliyeye sevklere ve tutuklama süreçlerine kadar hukuki destek sağlandı. Tutuklamaların ardından da dosyaların ve tutukluluk koşullarının takibi sürüyor. Bu mücadele yalnızca Mersin ile sınırlı kalmadı. Farklı kentlerdeki kadın, LGBTİ+ ve hak örgütleriyle dayanışma ağları örülüyor; arkadaşlarımızın yalnız bırakılmaması ve yaşananların ülke genelinde görünür kılınması için çalışmalar yürütülüyor. Cezaevlerindeki arkadaşlarımızla iletişimimiz ve durumlarının takibi sürüyor. Sağlık, güvenlik, iletişim, görüş ve diğer temel haklarına erişimleri izleniyor; herhangi bir hak ihlaline karşı gerekli çalışmalar yürütülüyor. Arkadaşlarımız yalnız değildir. Hukuki mücadelemiz sürerken dayanışmamız da büyümeye devam ediyor. Üniversite ve kampüslerde olası eylemliliklerin ve protestoların engellenmesi amacıyla genelgeler yayımlanması ve çeşitli yaptırımların devreye sokulması da aynı baskı mekanizmasının bir parçasıdır. Toplumsal tepkinin görünür olmasının, gençlerin sözünü söylemesinin ve üniversitelerin özgür tartışma ve örgütlenme alanları olmasının önüne geçilmeye çalışılmasını kabul etmiyoruz. Gençlerin sesinin kısılmasına, kampüslerin demokratik ifade ve protesto alanlarının daraltılmasına karşıyız.
“LGBTİ+ VAROLUŞU DA ÖRGÜTLENMEK DE SUÇ DEĞİLDİR”
LGBTİ+ varoluşu, örgütlenmek, dernek kurmak, dayanışmak ve haklarımızı savunmak suç değildir. ‘Aile’ söylemi üzerinden LGBTİ+’ların, kadınların ve farklı yaşam biçimlerinin hedef gösterildiği; gericiliğin ve baskının büyütüldüğü bu düzeni kabul etmiyoruz. Aile bahanesiyle özgürlüklerimize, varoluşumuza ve örgütlenme hakkımıza yönelen her saldırının karşısında olacağız. Bu operasyon ve LGBTİ+ örgütlenmelerini suçla ilişkilendiren yaklaşım kabul edilemez ve hukuksuzdur. Hukuki süreçlerin tamamını takip edeceğiz. Ancak mücadelemizi mahkeme salonlarına sıkıştırmayacağız. Alanlarda, sokaklarda, meydanlarda olacağız. Örgütlenecek, dayanışmayı büyütecek ve mücadele edeceğiz. Cezaevlerindeki arkadaşlarımız özgür kalana kadar, LGBTİ+’ların eşit ve özgür yaşam hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.
